SON DAKİKA

ÖZGÜR TORBALI
reklam
Faruk Kuruş

FİLİSTİN BİR SEVDAYDI ‘ONLAR’ İÇİN

FİLİSTİN BİR SEVDAYDI ‘ONLAR’ İÇİN
Bu haber 11 Aralık 2017 - 16:10 'de eklendi

Türkiye solundan binlerce genç 1970’lerde ve 80’lerde Filistin için savaştı; onlarcası, belki de “yüzlercesi” bu dava uğruna can verdi. Sıra dışı şeyler yaşadılar, derin acılar çektiler. Ortalarda dolaşıp böbürlenmediler, kahramanlık payesi istemediler. Tersine yok sayıldılar. Ölenler unutuldu; ne cenazeleri istendi, ne mezarları arandı.

Filistin’e ilk gidenler arasında, 68 kuşağının önde gelen ismi Deniz Gezmiş de vardı. El Fetih kampına katılan Gezmiş’e El Fetih kimliği verilmişti.

31 Mayıs 1969′da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran’ın sonunda Filistin’e gitti.

Filistin’e gitmeden önce 23 Haziran 1969′da TMGT’nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı’na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi.

Eylül’e kadar Filistin’de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969′da, 10 Haziran’da “üniversiteyi işgal” ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi’nden ihraç edildi.

14 Ekim 1969′da, THKO’nun bu nüvesini oluşturan grup ile birlikte Suriye üzerinden Ürdün’e, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)’nün askeri kanadı olan El Fetih’in gerilla eğitim kamplarına gitti. Burada aldıkları eğitimin ardından bir süre İsrail’e karşı yapılan kimi eylem ve karakol baskınlarında görev aldı.

Şubat 1970′de Türkiye’ye geri döndüğünde, Diyarbakır-Gaziantep yolunda bir otobüste yakalandı. Diyarbakır’da devam eden yargılama sonunda, Ekim 1970′de tahliye oldu.

El-Fetih kamplarında yaptıkları yirmi günlük bir eğitimden sonra Hüseyin ve 15 arkadaşı, 1 Şubat 1970 Pazar günü, Suriye sınırından gizlice Türkiye’ye girer. Grubun bir Diyarbakır’a gelir. İnan, Alpaslan Özdoğan ve Mustafa Yalçıner’le birlikte, yanlarında getirdikleri silahları Diyarbakır surlarına gömer. Daha sonra Diyarbakır Tıp Fakültesi önünde buluşmak için anlaşılır. Fakat Tıp Fakültesi önüne geldiklerinde fakültenin polis tarafından basılmış olduğunu gören Hüseyin, Alp ve Yalçıner, Adana’ya gitmek için Diyarbakır dışından bir benzin istasyonunda otobüse biner. Hüseyin ile Alp, yan yana koltuklara, Yalçıner tek başına oturur.

Otobüs, Gaziantep yakınlarında bir yerde jandarmalar tarafından durdurularak aranır. Hüseyin ile Alp, yan yana koltuklarda oturduğu için gözaltına alınır. Yalçıner, şans eseri kurtulur ve Adana’ya gelir. Yalçıner, daha sonra Ankara’ya gider. Müfit Özdeş, Teoman Ermete ve Atilla Keskin ise Malatya’da tren garında yakalanır. Sonuçta, yakalananlardan Hüseyin İnan, Atilla Keskin, Teoman Ermete, Müfit Özdeş, Ercan Enç, Alpaslan Özüdoğru, Hamit Yakup, Ahmet Tuncer Sümer, Kadir Manga, Ali Tenk, Bahtiyar Emanet tutuklanır ve Diyarbakır Tutukevi’ne konur. Filistin’den dönenlerden Mustafa Yalçıner, Ahmet Erdoğan ve diger 3 kişi, yakalanamaz. Fakat yakalananların Emniyet’te verdiği ifade nedeniyle Mustafa Yalçıner ile Ahmet Erdoğan, gıyabi tevkif kararı ile aranmaya başlanır.

Kendilerine isnat edilen suç Filistin’de aldıkları gerilla eğitimi ile alakalıdır. Mahkeme’nin Dışişleri Bakanlığı’ndan talep ettiği, konu ile ilgili bilirkişi raporunda, Bakanlığın, El-Fetih örgütü hakkında sosyalist bir örgüt olarak değil, “Milliyetçi bir Arap örgütü” olarak görüş bildirmesi sayesinde aynı yılın Ekim ayında serbest bırakılırlar.

Nihat Behram arşivinden..

Tıpkı Denizler gibi Filistin’e sahip çıkmanız ümidiyle..

Hoşçakalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
escort izmirizmir escortbursa escortbursa escortescort istanbulçeşme escortbuca escortmudanya escortkuşadası escortliseli pornotürk pornotecavüz porno
SON DAKİKA

evden eve nakliyat, araç kiralama

klima kombi servisi